Categories
Bölgesel Güvenlik Okumaları

4.Grup: Akdeniz’de Güvenlik Okumaları

Akdeniz'de Güvenlik Okumaları

Mitat Çelikpala

Kadir Has Üniversitesi


Ders Tanıtımı

Doğu Akdeniz son 10 yılda artan biçimde gergin bir rekabetin odağına yerleşti. Süreç, son dönemde peş peşe gelen yeni denizalanı sınırlama anlaşmaları, NAVTEX ilanları ve askeri tatbikatların gölgesinde yapılan sert ve yüksek perdeden siyasi açıklamalarla yeni bir evreye girdi. Bölgesel rekabet hızla, deniz alanlarının ve buna bağlı olarak doğal kaynakların paylaşımı konusu olmaktan çıkarak daha genel bir jeopolitik ve stratejik cepheleşmeye doğru dönüştü. Bu güvenlik bağlamında işbirliğinden ziyade devletlerin çıkarlarına odaklı ve çatışmacı bir güvenlik alanını öne çıkarttı. Son dönemde odağına Türkiye ile Yunanistan’ın yerleştirildiği bu rekabet aslında aralarında Mısır ve İsrail’in de yer aldığı çok sayıda bölgesel ve küresel aktörü de içermekte. Gelişmelerin seyrine ve gelinen son aşamaya bir göz atıldığında, ilgili tarafların Doğu Akdeniz’deki ‘maksimalist’ pozisyonlarını açıkladıkları, BM başta olmak üzere uluslararası topluma deklare ettikleri ve diğer tarafın pozisyonuna itirazlarını açıkça ortaya koydukları görülüyor. Bölgesel ittifaklar ve anlaşmaların Türkiye’nin tavrını değiştirecek bir sonuç yaratmazken Türkiye de karşısında her geçen gün biraz daha genişleyen ve konsolide olan bir stratejik cephe ile karşı karşıya kalıyor. Gelişmeler kıta sahanlığı ve adaların durumu gibi konulara kaymakla birlikte karşımıza Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarına verdiği önemi belirtmek için gündeme gelen ‘Mavi Vatan’ kavramını çıkartıyor. Türkiye dışındaki aktörlerin kendi aralarında sınırlandırma anlaşmaları yaptıkları dönemi takiben, Doğu Akdeniz’de 2009-2010’da İsrail açıklarında, 2011’de Kıbrıs’ın güneyinde doğal gaz yatakları peş peşe keşfi ise konuyu daha bir karmaşık hale getirdi.  .  2015’de Mısır açıklarında Doğu Akdeniz’in en büyük doğalgaz yatağının keşfedilmesi ise Doğu Akdeniz enerji oyununun adeta bir üst boyuta taşıdı. Türkiye’nin 2019 sonunda Libya ile imzaladığı anlaşmalar ise Doğu Akdeniz’in Batı sınırlarını çizerek konuyu boyutlandırdı. Ocak 2020’ye gelindiğinde, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde yaşanan olumsuzlukların yanı sıra İsrail ve Mısır’la da ilişkileri bozulmuşken, Mısır’ın ev sahipliğinde Yunanistan, GKRY, İsrail, İtalya, Ürdün ve Filistin’in katılımıyla Doğu Akdeniz Gaz Forumu oluşturuldu. Bunun yanı sıra adı geçen ülkelerin arasında kurulan askeri ve güvenlik işbirliği platformları bölgede Türkiye’yi yalnızlaştıran ve dengeleri Türkiye’nin beklentilerinin tersine şekillendiren bir süreci de yaratmış oldu. Bu durum aynı zamanda Kıbrıs’ta çözümü ve KKTC’nin temel hak ve çıkarları gibi konu başlıklarını yeniden gündeme taşıdı.

{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-a3821c964ca916b1afc9eb0d361ab7dd.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-0db67a65c2e42b9849b78d7e508bfb40.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-285fc37cbd8b1217f3b7840ef879a349.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-270927c68c2566188e4d7ba3005fa8c5.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-c721f2405d59a43bf50810b962501f65.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-cf5dcf3aee3c6176198d2fd16555f468.jpg' }}

Güvenlik Akademisi, NATO Kamu Diplomasisi Birimi ve T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenmektedir.

Categories
Bölgesel Güvenlik Okumaları

3.Grup: Avrasya Güvenliği Okumaları

Avrasya'da Güvenlik

Ayça Ergun

Ortadoğu Teknik Üniversitesi


Ders Tanıtımı

Bu dersin amacı Avrasya güvenliğinin uluslararası, bölgesel, toplumsal ve siyasal boyutlarının incelenmesidir. Bu analizde Karabağ, Kırım ve Abhazya-Osetya çatışmaları vaka analizleri olarak kullanılacaktır. Avrasya güvenliğinin içerik ve niteliği ve güvenliğe ilişkin soru, sorun ve çözümler ayrıntılı bir şekilde ele alınacaktır.

Ders kapsamında,

a) Avrasya Bölgesinde güvenlik ve çatışma örüntülerini tanımlayan unsurlar,

b) Avrasya bölgesinde güvenlik sorunları,

c) Avrasya Bölgesinde güvenlik sorunların siyasal ve toplumsal boyutları

d) Avrasya bölgesinde güvenlik sorunlarının ortaya çıkmasında ve giderilmesinde bölge içi ve bölge dışı aktörleri rolü nedir?

e) Avrasya bölgesinde güvenlik sorunlarının ortadan kaldırılmasında etkili mekanizmalar,

ana temalarımızı oluşturmaktadır.

Bu dersin sonunda katılımcıların, Avrasya bölgesi kavramsallaştırması, Avrasya bölgeselliğinin imkan ve kısıtları, Avrasya bölgesinde güvenlik sorunları ve güvenliğin sağlanmasının önündeki engeller Avrasya bölgesi güvenlik ve güvensizliğinin tarihsel arka planı, toplumsal, siyasal ve insani boyutları hakkında bilgi sahibi olmaları beklenmektedir. Bu kısa eğitim kavramsal, tanımlayıcı ve betimleyici bir çerçeve çizerek ileri düzey okuma ve araştırmaya giriş teşkil etmek üzere tasarlanmıştır. Yukarda belirtilen vaka analizleri bu çerçeveyi örneklendirecektir. 

{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-a3821c964ca916b1afc9eb0d361ab7dd.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-0db67a65c2e42b9849b78d7e508bfb40.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-285fc37cbd8b1217f3b7840ef879a349.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-270927c68c2566188e4d7ba3005fa8c5.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-c721f2405d59a43bf50810b962501f65.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-cf5dcf3aee3c6176198d2fd16555f468.jpg' }}

Güvenlik Akademisi, NATO Kamu Diplomasisi Birimi ve T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenmektedir.

Categories
Bölgesel Güvenlik Okumaları

2.Grup: Avrupa Güvenliği Okumaları

Avrupa Güvenliği Okumaları

Çiğdem Üstün

Nişantaşı Üniversitesi


Ders Tanıtımı

Avrupa ülkelerinin güvenlik endişeleri yüzyıllar boyunca uluslararası ilişkiler çalışmalarının en önemli başlıklarından birisi olmuştur. 20. Yüzyılda yaşanan dünya savaşları, Soğuk Savaş ve sonrasında artarak atılan işbirliği adımları sadece kıta ülkelerini değil, çevre ülkeler kadar uzak kıtalarda devletler ile ilişkilerini de şekillendirmiştir. Avrupa Güvenliği Okumaları seminerinde, öncelikle I. Dünya savaşı sonrası yapılan anlaşmalar ve beraberinde oluşan güvenlik endişeleri, daha sonra ise II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’nın güvenlik yapılarına odaklanılacaktır. Bu çerçevede ele alınacak yapılar, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Konseyi, NATO ve Avrupa Birliği olacaktır. Bu yapılardan da anlaşılacağı üzere Avrupa güvenliği bu seminerde sadece Avrupa Birliği ile kısıtlı olarak ele alınmayacaktır. Bu sözü geçen yapıların kuruluş ve gelişimleri incelenirken aslında Avrupa için hangi güvenlik endişelerinin ortaya çıktığı ve bu endişelere karşı oluşturulan politikalar da incelenmiş olacaktır. Devlet merkezli güvenlik endişelerinden Soğuk Savaş’ın bitişi ve küreselleşmenin hız kazanması ile birey odaklı güvenlik endişelerine geçiş tartışılırken öncelikle NATO’nun Lizbon Zirvesi’nde (2010) kabul etmiş olduğu Stratejik Konsept çerçevesinde değişen ve genişleyen güvenlik anlayışı üzerinde durulacaktır. Bu Konsept’te kurulduğu günden beri odaklanılan Avrupa-Atlantik bölgesinin dışındaki güvenlik tehditlerinin öneminin altı çizilerek NATO’ya artık daha fazla bir küresel rol biçilmiştir. AB’nin kuruluşu ile ayrı bir sütun olarak ortaya çıkan Avrupa Ortak Dış Politika ve Güvenlik Politikası da 2000’li yıllara gelindiğinde çokça değişikliğe uğramış, Avrupa Birliği de Avrupa güvenliği için hem NATO ile işbirliklerinin geliştirilmesinin sadece bölgesel değil küresel düzeyde önemli olduğunun altı çizilmiştir. NATO’nun Stratejik Konsept’inin kabul edildiği aynı yıl AB üye ülkeleri de Lizbon’da Yapılandırılmış Daimi İşbirliği konusunda fikir birliğine varmışlardı. 2016 yılında yayınlanılan AB Küresel Stratejisi de küresel tehditlere cevap verilmesi için NATO ile işbirliklerine dikkat çekerken terörizm, yasa dışı göç, iklim değişikliği gibi tehditlere karşı dayanışmanın önemini vurguluyordu. Avrupa güvenliği için işbirliklerinin geliştirilmesi sadece NATO ve AB’nin önceliği olmamıştır. AGİT’in temellerinin atıldığı Helsinki Nihai Senedi de iş birliğini geliştirmek için düzenli izleme toplantıları üzerinde durmuştur. II. Dünya Savaşı sonrası kurulan Avrupa Konseyi de üye ülkeleri arasında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmak amacıyla kurulmuş, AB ve diğer örgütlerle işbirliği içinde çalışmalarını yürütmektedir. Küreselleşme ve küresel tehditlere karşı işbirliği üzerine artan söylemler Avrupa güvenliği çalışmalarına hakimken son yıllarda artan popülist söylemler, Avrupa güvenliği konusundaki çalışmalarda korumacılık, soyutlama taraftarı, çok taraflılıktan ziyade iki taraflı ve hatta zaman zaman tek taraflı politikaların daha fazla görünür olmasına sebep olmuştur. Bu seminerde BREXIT ile İngiltere'nin AB'den çıkması ve COVID-19'un Avrupa güvenliğine etkileri başta olmak üzere yaşanan gelişme ve krizlerin Avrupa güvenliği üzerine etkileri ve Avrupa güvenliğinin geleceği üzerine katılımcılarla tartışmalar yapılacaktır.

{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-a3821c964ca916b1afc9eb0d361ab7dd.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-0db67a65c2e42b9849b78d7e508bfb40.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-285fc37cbd8b1217f3b7840ef879a349.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-270927c68c2566188e4d7ba3005fa8c5.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-c721f2405d59a43bf50810b962501f65.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-cf5dcf3aee3c6176198d2fd16555f468.jpg' }}

Güvenlik Akademisi, NATO Kamu Diplomasisi Birimi ve T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenmektedir.

Categories
Bölgesel Güvenlik Okumaları

1.Grup: Orta Doğu’da Güvenlik

Ortadoğu'da Güvenlik Okumaları

Meliha Benli Altunışık

Ortadoğu Teknik Üniversitesi


Ders Tanıtımı

Dersin amacı Orta Doğu Bölgesi bağlamında Güvenlik/Güvensizlik literatürünü ve bu literatürde öne çıkan tartışmaları ele almaktır. Bu amaçla öncelikle Orta Doğu’nun tanımının zamansal ve mekânsal olarak farklılaştığını unutmadan, incelenecek bölgenin tanımı yapılacaktır. Bu derste Orta Doğu ve Kuzey Afrika (ODKA) bölgesi üzerinde yoğunlaşılacaktır. Daha sonra Orta Doğu’da Güvenlik konusunda temel kavramlar ve teoriler/yaklaşımlar ele alınacaktır. Bu bağlamda bölgesel güvenlik kavramına sadece devlet-merkezli değil, devlet dışı aktörlerin de önemini ortaya koyan tarihsel ve sosyal boyutlarıyla bakmanın getireceği zenginliğe vurgu yapılacaktır. Öte yandan ODKA bölgesinde güvenlik/güvensizlik, uluslararası siyaset, bölge ve devlet/devlet toplum ilişkileri bağlamında tartışılacaktır. Bu genel çerçeveden sonra ders Orta Doğu’da Güvenlik/Güvensizlik meselesine dört konu üzerinde okumalarla yoğunlaşacaktır. Bunlardan birincisi, bölge ve bölge-dışı aktörlerin Orta Doğu güvenliğine değişen yaklaşımlarıdır. Bu çerçevede bölgesel güvenlik meselesinde bölge ile bölge dışı aktörlerin/sistemlerin ilişkisinin nasıl anlaşılabileceği konusu üzerine yoğunlaşılacaktır. Bölgede güvenlik/güvensizliğin oluşmasında uluslararası ve bölgesel aktörlerin etkileşimi incelenecektir. Bu ilişkinin nasıl kavramsallaştırılacağı tartışılacaktır. Bu çerçevede özellikle değişen küresel siyasetin şimdiden ODKA bölgesine ne gibi yansımaları olduğu tartışılacaktır. İkinci olarak, bölgesel dinamikler üzerinde durulacaktır. Bölgesel sistemin özellikleri ve nasıl değiştiği incelenecektir. Özellikle 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgalinin yarattığı bölgesel depremin sonuçları tartışılacaktır. Daha sonra ise 2010-11 Arap ayaklanmalarının bölgesel sistemi nasıl değiştirdiği konusu üzerinde durulacaktır. Bu çerçevede bölgesel güç tartışmalarına da değinilecektir. Arap ayaklanmaları sonrası üç ülkede ortaya çıkan iç savaşların farklı düzeylerde yarattığı güvenlik sorunlarına değinilecektir. Bu savaşlarla söz konusu ülkelerde devletin çökmesi ve bunun yarattığı kompleks sorunlar tartışılacaktır. Üçüncü olarak, devlet ve devlet-toplum ilişkileri ve insani güvenlik tartışmalarına yoğunlaşılacaktır. Bu bağlamda kimlik ve bölgesel güvenlik arasındaki ilişkilere de değinilecektir. Etnik, mezhepsel kimliklerin, mülteci meselesinin güvenlikleştirilmesi ve bu bağlamda bölgesel güvenlik/güvensizlik tartışmaları ele alınacaktır. Bölgesel planda aktif olan devlet-dışı aktörler/kimliklerin bölgesel güvenlik/güvensizlik bağlamında etkileri tartışılacaktır. COVID-19 sonrası daha da derinleşen sosyo-ekonomik krizlerle boğuşan, ciddi meşruiyet sorunları yaşayan baskıcı rejimlerin yarattığı güvenlik sorunlarına değinilecektir. Son olarak ise Orta Doğu’da bölgesel güvenlik iş birliği arayışları ve bunların neden başarısız oldukları tartışılacaktır. Bu bağlamda var olan az sayıda kurumsal yapının güvenlik iş birliği sağlamada yaşadığı problemlere de değinilecektir. 

{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-a3821c964ca916b1afc9eb0d361ab7dd.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-0db67a65c2e42b9849b78d7e508bfb40.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-285fc37cbd8b1217f3b7840ef879a349.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-270927c68c2566188e4d7ba3005fa8c5.jpg' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-c721f2405d59a43bf50810b962501f65.png' }}
{{ brizy_dc_image_alt uid='wp-cf5dcf3aee3c6176198d2fd16555f468.jpg' }}

Güvenlik Akademisi, NATO Kamu Diplomasisi Birimi ve T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenmektedir.